|
Anime ve Manga Üzerine Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları
Yazar: Alpin
Anime ve Manga nedir?
Japon çizgi filmlerine
anime adı verilir. Anime sözcüğü Fransızca'daki animation
sözcüğünden türemiştir. Manga ise Japon çizgi romanlarına
verilen addır.
Ben Manga'nın Japon
çizgi filmi demek olduğunu sanıyordum...
Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde
bu videoları satan dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla
bu anime videolarını "Manga" adı altında sattıkları için
günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak adlandırıyorlar.
Türkiye'de bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu video'ların
birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere
kökenli bir şirketin yapıyor olmasıydı. Japon animasyonları
sadece 80'lerden önce bazen "TV manga" or "manga
eiga" olarak da adlandırılmıştır.

Otaku no Video |
Ayrıca Japonya'da da pek anime bilgisi olmayan Japonlar hatalı bir kullanımla anime'ye manga diyebiliyorlar. Otaku no Video adlı filmde Japonya'daki durum hakkında güzel bir örnek var. Filmde, Japonya'da bir anime filmine bilet almak için geceden kuyruğa girmiş olan kişilerin yanına animeyle alakası olmayan bir sarhoş yaklaşır. Anime filmine bilet almak için sıra beklediklerini öğrenince manga için mi bekliyorsunuz diye sorar. Sırada bekleyenlerden birisi de kızıp "Manga janai yo! Anime!" yani "Manga değil! Anime!" der. Manga ve anime kelimelerinin farkını ve Japon hayranlarin hatalı kullanıma tepkisini gösteren ilginç bir örnek.
Manga Entertainment'ın
bir Japon şirketi olduğunu sanıyordum...

Marvin Gleicher
CEO, Manga Entertainment, Inc. |
1993 yılında kurulan Manga
Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın
sahibi olduğu Island
Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha
sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya
taşınmıştır.
Yanlış bilinen başka bir konu ise Ghost In
The Shell gibi animeleri Manga Entertainment adlı şirketin
yapmış olduğudur. Halbuki Manga Entertainment bu animelerin
sadece satıcısıdır. Yayın hakları karşılığında bazı animelerin
yapımında maddi destek sağlamıştır. Örnek olarak Ghost In
The Shell aslen
Production IG tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ghost in
the Shell 2'nin hakları Manga Entertainment yerine Disney'in
Miramax
adlı şirketine satılmıştır. Manga Entertainment 90'lı yıllarda
önemli ilklere imza atmış olmakla beraber günümüzde anime
videoları satan çok sayıda şirketten sadece biri haline
gelmiştir.
Anime ve Mangan'nın kökeni nedir?
Nasıl ortaya çıkmıştır?
Osamu Tezuka Japonya'da
modern anime ve manganın öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8mm'lik
kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında
Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır.
Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla
yeni bir stil ortaya çıkmıştır.
Anime'yi diğer çizgi
filmlerden ayıran bir şey mi var?
Anime'ler normalde insanların
anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince
insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby
Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki her yaş ve her zevke göre anime bulunmaktadır. Çocuklarla limitli değildir.
Neden Anime karakterlerinin
büyük gözleri, uzun bacakları vardır? Bütün animeler böyle
mi?
Bazı animelerde karakterlerin
büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle
alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney
olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin
büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Bu çizim
tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır.
Örnek olarak ShowTV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı gosterebiliriz.
Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler
kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.
Walt Disney'den etkilenen
Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini
kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir.
Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt
Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük
göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu türde olan
animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar
böyle sanmakta. Eğer gerçekçi çizim istiyorsanız Ghost In
The Shell, Jin-Roh gibi animeleri inceleyebilirsiniz.
Ama ben hep Japon'ların
boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarını sanırdım...
Barbie Hawaii Doll
|
Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan
bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü
en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta
yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın
kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını,
karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez
bir şekilde ispatlamıştır. Uzun boylu
olma isteği de Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa
olsun tüm ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde
daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel
bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında
ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici
gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır. Sizce
neden Barbie bebeklerinin uzun bacakları vardır?

Betty Boop
|
Şimdi buradan batı animasyon tarihine bir göz
atalım. Daha renkli ve sesli sinemanın olmadığı dönemlere
bakalım.... Bu dönemde Fleischer Stüdyoları'nda çizilen dünyaca
ünlü Betty Boop'un sizce neden çoğu anime karakterinden bile
büyük başı, gözleri küçük ağzı ve burnu, upuzun bacakları
vardı? Nedeni açıktır... Bu animasyonu Japonlar hazırlamadığına
göre, bunu hazırlayanlar kısa boylu ve küçük gözlü Amerikalılar
mıydı?
Walt Disney bu gerçeklerin farkındaydı ve bunları animasyonlarda
büyük bir başarı ile kullandı. Bu sırada oluşmakta olan Japon
animasyon sanatındaki Osamu Tezuka gibi öncüler batı animasyonunda
gördükleri bu çizimleri ve bunların anlamlarını özümseyerek
kendi yapıtlarında kullanmaya başladılar. Sonuçta bütün ülkelerde
her ırktan insan kullanılan bu animasyon tipini çok sevdi
ve bu türün giderek popülerliği arttı. Animeyi çok seven batılılar
kısa boylu ve küçük gözlü insanlar değiller. En uzun ırklardan
olan Alman ırkına mensup insanların kendileri uzun boylu ve
büyük gözlü olmalarına rağmen dünyada anime ve mangayı, özellikle
Sailor Moon gibi bu şekilde çizilmiş yapımları en çok seven
ve izleyen insanlardan olmalarını nasıl açıklayabilirsiniz
ki?
Bu tarz çizimler sadece
güzel görünme isteğinden dolayı mı kaynaklanıyor?
Hayır, başka nedenler de var. Bunlardan biri
de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular
sığdırabilirsiniz. Bu sayede çok derin ve etkileyici bir anlatıma
ulaşabilirsiniz. Disney de 1942 yapımı Bambi adlı unutulmaz
eserinde büyük gözler kullanarak bu etkileyiciliği yakalamıştır.
Ayrıca büyük göz bir sembol olarak da kullanılmaktadır.
Büyük gözler bazı anime'lerde "masumiyet" ve "duygusallık"
sembolüdür. Bu nedenle bazı anime'lerdeki karakterin gözleri
çocukken büyüktür ama genelde karakterler yaşlandıkça masumiyetlerini
kaybettiklerinden gözleri nispeten küçülür.
Neden anime ve manga'larda
bazen İngilizce sözcükler geçiyor?
1862 yılında Japan Punch adında İngilizce bir
dergi çıkartmış olan Charles Wirgman, Japon karikatürünün
babası olarak kabul edilmektedir. Charles Wirgman'ın yapıtlarından
günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da
"İngilizce" sözcüklerin geçmesidir. Bu konuda daha ayrıntılı
bilgiyi Manga Tarihçesi bölümünde
bulabilirsiniz.
Sonuçta anime de bir
tür çizgi film ve çizgi filmleri sadece küçük çocuklar seyreder
değil mi?
Hayır. İlk olarak animeler
sadece küçük çocuklar için yapılmaz, aksine bir çok animenin
çocuklar tarafından izlenmesi yasaktır. Anime kendi içinde
farklı türlere ayrılır. Bunların arasında çocuklar için yapılan
animelerden,
felsefe ve psikoloji içeren animelere (Evangelion vs.) ve
çocukların izlemesinin kesinlikle yasak olduğu, büyükler için
yapılan ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şiddet, cinsellik
ve iğrençlik içeren animelere (la Blue Girl, Elfen Lied, Urotsukidoji
vs.) kadar çok sayıda tür yer alır.
Hımmm.... Sanırım bu
büyük bir endüstri olmuş....
Evet. Örnek vermek gerekirse
Amerikalıların çizgi roman pazarı yıllık yaklaşık 100 milyon
dolardır. Halbuki Japonya'daki Manga pazarı yıllık yaklaşık
5 milyar dolardır. Japonya'da animeler Türkiye'deki
gibi televizyonda sadece çocuklar okuldan gelince gündüz
seyretsinler diye yayınlanmaz. Japonya'da anime filmleri
akşamları yani insanların en çok televizyon başında oldukları
ve televizyon kanallarınca en çok önem verilen saatlerde
Prime Time'da da yayınlanır. Ayrıca geceyarısından sonra da yetişkinlere yönelik animeler yayınlanır. Animeler Amerika, Fransa, Almanya gibi diğer birçok ülkede de bu şekilde yayımlanmaktadır.
Anlaşılan oldukça popüler
bir şey....
Her yıl Amerika'da ve bütün Avrupa ülkelerinde
anime-manga fuarları açılır ve çok büyük ilgi görür. Ayrıca
bütün bu ülkelerde sadece anime-manga üzerine kitap, kaset,
bebek, eşya satan özel dükkanlar bulunmaktadır. Hatta Amerika'daki
hemen her üniversitede bir anime kulübü vardır. Buraya tıklayarak bunların bir listesini görebilirsiniz.
Peki anime'lerin dünya
animasyonundaki yeri nedir?
The White Snake Enchantress
|
Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla
izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde
ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958
yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve
Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya
çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası
yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak
sürdürmekteler. Mesela Spirited Away filmi hem 2003 yılında en iyi animasyon dalında Oscar kazanmış hem de 2002 yılında dünyanın en büyük film festivallerinden olan Berlin Film Festivali'nde en büyük ödülü kazanmıştır.
Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri
de kayıtsız kalmıyorlar. Zaten uzun süredir batılı şirketlerle
ortaklaşa birçok proje yapılıyor ve sonuçta ortaya mükemmel
animeler çıkıyor. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious
Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban)
gibi bir çok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini
yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul
ediyor. Bu nedenle 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla
Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio
Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını
üstlendi. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime
filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak
bu filmlere yatırım yapmaya başladı. Mesela Studio Ghibli'nin
Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin
2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından
ödendi. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği
Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce
dublajı için 2.4 milyon dolar harcadı.
Anime ve Manga, bugün birçok batı üniversitesinde
ders olarak okutulmakta ve incelenmektedir. Buraya tıklayarak bu konudaki akademik çalışmalardan bazılarına ulaşabilirsiniz. Hatta Türkiye'de Bilkent Üniversitesi'nde
Modern Japan konulu English and Composition 102
dersinin konularından birisi de anime ve manga'ydı.
Bugün batı dünyasının en önemli yönetmen, yazar
ve animatörlerinin bir çoğunun anime'ye karşı hayranlık duyduğu
biliniyor. Bu kişiler Hayao Miyazaki, Mamoru Oshii, Katsuhiro
Otomo gibi anime yönetmen, yazar ve animatörlerine olan hayranlıklarını
açıkca dile getiriyorlar. Mesela birkaç örnek verirsek:
- "Animasyonun yaşayan efsanesi" olarak adlandırılan
Hayao Miyazaki hakkında, Buena Vista şirketinin başkanı
Michael O. Johnson bir televizyon programında şöyle diyor:
Disney'in içinde Miyazaki'ye hayran olan
çok sayıda animatör var....
- Pixar stüdyolarının A Bug's Life ve Toy Story adlı filmlerinin
yönetmeni olan John Lasseter şöyle diyor:
Pixar'da bir sorun çıktığı zaman çözemezsek
Miyazaki'nin filmlerinden birini alıp izleriz ve ilham verecek
bir sahne ararız ve bu her zaman işe yarar!! Hayrete düşer
ve ilham alırız. Toy Story filmi Bay Miyazaki'ye çok büyük
bir minnettarlık borçludur.
- Steven Spielberg'in, Hayao Miyazaki'nin yönetmenliğini
yapmış olduğu Lupin III: The Castle of Cagliostro'nun sinema
tarihindeki en iyi macera filmlerinden biri olduğunu ve
aynı zamanda en iyi araba takip sahnesine sahip olan film
olduğunu söylediği söylenmektedir.
- Disney'in Mulan filminin yönetmenleri olan Barry Cook
ve Tony Bancroft şöyle diyorlar:
Miyazaki bizim için bir Tanrı gibidir...
- Ayrıca, Disney'in Güzel ve Çirkin, Notre Dame'ın Kamburu
filmlerinin yönetmenleri olan Gary Trousdale ve Kirk Wise'ın
ve Disney'in Ariel, the Beast, Pocahontas ve Aladdin karakterlerinin
baş animatörü olan Glen Keane'nin, Miyazaki'nin anime'lerine
olan hayranlıkları biliniyor.
- Batman ve Superman'in animasyon dizilerinin yazarı ve
yapımcısı olan Paul Dini, Miyazaki'nin animelerine olan
hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:
"Mükemmel", "olağanüstü"
ve "gerçekliği ve animasyonu aşan bir film yapımcısı"
- 1987'den beri birçok Star Trek serisinde görev alan Rick
Sternbach, Miyazaki'nin Nausicaa of the Valley of Wind adlı
filminden etkilenerek Star Trek: The Next Generation'daki
uzaylı ırklardan birine Nausicaäns adını vermişti.
- Alien, The Abyss ve The Fifth Element gibi dünyaca ünlü
filmlerin sahne planlamalarını yapmış olan ve dünyaca ünlü
The Aedena Cycle ve The Airtight Garage gibi çizgi romanların
yazarı olan Fransız sanatçı Jean "Mobius" Giraud, Miyazaki'yi
şöyle tanımlıyor:
O, çocukların düşüncelerine en parlak alev...
Miyazaki, animasyon olarak adlandırılan bu yeni sanatı soylulaştırdı.
- Sandman ve Books of Magic gibi ünlü çizgi romanların yazarı
olan Charles Vess, eserlerinde Miyazaki'nin yarattığı Totoro
ve Kiki gibi bir çok karakter kullanmakta.
- Dünyanın en büyük yönetmenlerinde olan Akira Kurosawa,
Miyazaki'nin My Neighbor Totoro adlı filmini yüzyılın en
iyi 100 filmi listesine koyuyor ve şöyle diyor:
Animasyon olmasına rağmen çok etkilendim.
Nekobus'a gerçekten bayıldım. Kiki's Delivery Service'i izlerken
ağladım. Film endüstrisi için aradığım bütün yetenekler anime'ye
geçti. Bu yüzden film endüstrisinin gerçekten çok çalışması
gerekecek. Genç insanları çeken böyle filmler yapmalıyız.
- Matrix'in yönetmenliğini yapmış olan Wachowski kardeşler,
dünyaca ünlü Ghost In The Shell, Patlabor, Blood: The Last
Vampire, Jin-Roh, Urusei Yatsura gibi anime'lerin yönetmenliğini
ve/veya yazarlığını yapmış olan Mamoru Oshii'ye olan hayranlıklarını
devamlı dile getiriyorlar. Üstelik Matrix'deki birçok sahnenin
aslında Ghost In The Shell'den esinlenmiş olduğu biliniyor.
Bu iki filmi karşılaştıran ve Matrix'in Ghost In The Shell'den
almış olduğu sahneleri inceleyen çok sayıda siteden birine
buraya
tıklayarak ulaşabilirsiniz.
- Titanic, Aliens, The Abyss, Rambo II, Terminator gibi
sayılı filmlerin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmış olan
James Cameron, Mamoru Oshii'ye gönderdiği mektupta şunları
söylüyor:
Ghost In The Shell, etkileyici bir kurgu
çalışması. Yetişkinler için, edebi ve görsel mükemmelliğe
ulaşmış ilk gerçek animasyon filmi. Dizaynı, görsel uyumun
şiirselliği ve içeriğinin derinliği onu bilim kurgu filmlerinin
içinde özel bir yere koyuyor. Oshii-san'a tebriklerimle -
önemli bir görsel çalışma.
- Robocop 2 ve 3 filmlerinin senaryosunun ve Batman-saga 'Return
of the Dark Knight' ve Daredevil çizgiromlarının yazarı olan Frank Miller'ın
Akira, Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu
Türkiye'de geçmektedir) gibi anime filmlerinde yazarlık
ve/veya yönetmenlik yapmış olan Katsuhiro Otomo'ya hayran
olduğu bilinmektedir. Hatta Frank Miller, Robocop III filmindeki
kötü karaktere Otomo adını vermiştir.
Türkiye'de Anime ve Manga'nın durumu
nedir?
Türkiyede
çok kısıtlı sayıda insan bu konuda bilgili.
Peki neden?
Bir çok neden var. Bunun bir nedeni Türkiye'deki Internet kullanımının
çok az olması. Çünkü Internet bağlantısı olmayan birisinin
bunlar hakkında gerçekleri ögrenmesi çok zor. Bu kişiler mecburen
televizyonda gördükleriyle yetinmek zorundalar.
Ayrıca Türk toplumundan kaynaklanan bir sorun var. Türkiye'de
çizgi filmlerin sadece küçük çocuklar için yapıldığı düşünülür.
Eğer izleyen kişi çocuk değilse toplum tarafindan küçük görülür
ve dalga geçilir.
Üstelik Türkiye'de bazı önyargılar var. Çoğu
kişi Japon çizgi filmi deyince Şeker Kız Candy gibi şeyler
düşünüyor, sadece uzun bacaklı koca gözlü karakterler akıllarına
geliyor ve bütün Japon çizgi filmlerinin böyle olduğunu sanıyor.
Malesef çoğu kişide bunlara karşı bir antipati oluşmuş durumda
ve bu kişiler anime'ın bunlardan çok daha farklı bir şey olduğunu
bilmiyorlar. Malesef bunun en büyük nedeni ise Türk televizyonlarında
bu güne kadar sadece bu tür animelarin yayınlanmış olması.
Peki
neden Türkiye'de diğer türlerde animelar yayınlanmıyor?
Malesef televizyon kanalları diğer anime'ları
tercih etmiyorlar çünkü sadece küçük çocukların çizgi film
seyrettiğini düşünüyorlar ve diğer animelari getirmiyorlar.
Ayrıca RTÜK'ten korkuyorlar, çünkü ShowTV eskiden çok sayıda
güzel ve orjinal animelar gösterirdi ama bir anime yüzünden
1 gün kapatma cazası aldı!!
Ayrıca Pokemon yüzünden ATV 1 gün kapatma cezası aldı. StarTV ise One Piece yüzünden uyarı aldı. Dünyada
anime yüzünden 2 TV kanalı kapatılan herhalde tek ülke Türkiye'dir.
Diğer
ülkelerle Türkiye'yi karşılaştırabilir misiniz?
Anime ve manga sadece Afrika ve Arap ülkelerinden
bazıları ve bir de Türkiye'de tanınmamaktadır.
Peki animelerin arasında kalitesiz ve kötü olanlar
da yok mu?
Elbette kötü olanları da var. Bugün kapitalist düzen sonucu
Hollywood nasıl dünyanın en iyi filmlerinin yanı sıra dünyanın
en kötü filmlerini de üretiyorsa, doğal olarak yalnızca anime'nin
genel popülaritesinden yararlanmak için yapılmış bazı kalitesiz
anime'ler de vardır. Bu nedenle sitede kaliteli ve başarılı
anime'leri tanıtarak yeni başlayanlara yol göstermeye çalışıyoruz.
Burada benim anlamadığım bir sürü
terim var. Sıkça kullanılan terimlerin anlamlarını öğrenebilir
miyim?
Buraya tıklayarak terimler sözlüğüne ulaşabilirsiniz.
Kaynaklar
http://www.nausicaa.net
http://taro.lool.net/Akira/FAQ.html
|